Haber Detayı
26 Kasım 2019 - Salı 10:29 Bu haber 10140 kez okundu
 
“GİTMENİN DE BİR ADABI VAR”
CHP Beylikdüzü İlçe Başkanlığı adaylarından Ali Dalgın, Cadde Gazetesi’ne konuştu. Seçimlere girebilmek adına yeteri kadar delegenin imzasını topladığını belirten Dalgın, mevcut yönetimin de imza toplamasını anlamsız bulduğunu açıkladı. Dalgın, seçim günü mükerrer oy sayısının fazla çıkmasının gerginlik yaratacağını söylerken, “Anlıyorum gidecekler ama gitmenin de bir adabı vardır.” dedi.
SİYASET Haberi
“GİTMENİN DE BİR ADABI VAR”

CHP Beylikdüzü Kongresi’ne az bir zaman kala, ilçe başkanlığı için adaylığını açıklayan isimlerden Ali Dalgın, Genel Yayın Yönetmenimiz Emrah Öztürk’e çarpıcı açıklamalarda bulundu. İlçede, Taşkın Özer başkanlığındaki mevcut yönetimin, Ekrem İmamoğlu ve Mehmet Murat Çalık tarafından desteklendiği yönünde bir algı yaratıldığını ifade eden Dalgın, bu durumun gerçek olmadığını ifade etti. Örgütün, Ekrem İmamoğlu ile 2009 sonrası yakaladığı heyecanı kaybettiğini iddia eden Dalgın konu hakkında şu ifadeleri kullandı:

“ÖRGÜT HEYECANINI KAYBETTİ”

“2014 seçimlerinde Taşkın Bey ve delegelerin teveccühü üzerine ilk olarak hukuktan sorumlu, akabinde de örgütlenmeden sorumlu başkan yardımcılığı görevinde bulundum. Her ne kadar hukuk komisyonunda olsam da ilk dönemimde örgütten uzak olmanın sıkıntılarını yaşadım. Kimseyi suçlamak adına söylemiyorum, ancak devamında da Ekrem İmamoğlu ile 2009’da yakalanan ivmenin kaybedildiğini gördüm. İlçede yönetimdeyken, bunun nedenleri üzerinde görüştük ve birtakım tartışmalar içerisinde yer aldık. İkinci dönemde ise gördüğümüz bu sıkıntıların düzelmesi adına yola çıktık. Bazı arkadaşlarımızla örgütün eski heyecanını yeniden kazanması, yerelde kazanılan başarının genele de olumlu etki etmesi için çalışmalarımızı sürdürdük. Beylikdüzü’nde son 10 yılda Ekrem Bey ve ekibinin büyük başarısı vardı. Bu başarıyı üstlenen, maalesef ‘Ekrem Bey’in başarısı bize yeter’ diyen bir anlayışla karşılaştım. Bu noktada ilçenin eksik kaldığı görüşündeyim.”

“BU DİL AKP VE ERDOĞAN DİLİ”

Ali Dalgın, kendisinin bir delege listesi hazırlamaması ve mevcut yönetim tarafından seçilen delegelerle yoluna devam edeceği noktasında kendisine yapılan eleştirilere yönelik olarak şöyle konuştu: “Partimizin tüzüğü gereği, delege listelerinin yarışması doğaldır. Ben böyle bir hamleye girişmedim. Bunun nedeni hem CHP delegelerine sonsuz güvenim, hem de parti içinde olası bir kan kaybının önüne geçmek. Delege yazımlarında kıstasınız emek olduktan sonra, kimin delege olduğunun hiçbir önemi yoktur. Delege listesinde emek kıstası neticesinde örgütün bana ve ekibime teveccüh göstereceğine olan inancım tam. Beylikdüzü’nde zaten güçlü bir yapı var, mevcut bir yönetim var. Bu yönetimin zaten 10 mahalledeki delegeler üzerinde hakimiyeti de ortada. Yeni bir listeyle ortaya çıktığımızda, yarışı baştan kaybetmiş olacaktık. Belki de hak ettiği halde bizim listemizde yer alamayan ve delegelik hakkını kaçırmış kişiler de olacaktı. 10 mahallemizden birinin başkanı 400 delegeye, ‘İstikrarın devamı için bir dönem daha’ şeklinde bir mesaj atmıştı. Bu CHP’ye yakışan bir dil değildir. Aksine, tek adamcı AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’ın kullandığı dildir. Bizim de istikrarı yok etmek gibi bir amacımız yok. Örgüte yeni bir heyecan katmak ve yeniden hareketlendirmek için, yeniliği sağlamak için aday olduk.”

“YAPILANIN ADI GARABETTİR”

“Biz ne delege listesi ne de yönetimin yaptığı yanlışlar üzerinden bir siyaset yapmayacağız. Biz seçim süreci boyunca yapacaklarımızı anlatacağız. Delegelerin tamamı içime sindi mi? Sinmedi. Ama delegelerin içerisinde aynı aileden üç kişi var ya da ‘şu delege şu kişinin amcası, teyzesi’ demeyi de doğru bulmuyorum. İlla ki herkesin bir emeği vardır. Keşke son üç, beş ayı baz almadan ve bölgecilik, hemşehricilik yapılmadan bu liste oluşturulsaydı. Ama bu saatten sonra bunları konuşmanın da partimize faydası yok. İlk etapta bizim seçimlere katılmamız için gereken imza oranını tutturamayacağımızı düşündüler. Ancak biz yeterli imza sayısına ulaşınca, iktidar da aday olmak için imza topladı. Bu bir garabettir. Bu insanları ikilemde bırakmaktır, kendi yazdığın delegelere güvenmemektir. Bu çalışmayı neden yaptıklarını onlara sormak lazım. Mevcut yönetim, delegeleri rahat bıraktığı takdirde kendilerine oy vermeyeceğini çok iyi biliyor. Çünkü perdenin arkasına geçildiğinde kimin kime oy vereceğini bilemezsiniz. Gönül ister ki çarşaf liste olsun. Ama maalesef süreç böyle değil. Bugün mevcut yönetimin her detayı değerlendirerek belirlediği bu 400 delegeyi silsinler, yeni bir delegeler listesi oluştursunlar ben buna da saygı duyarım.

“İMAMOĞLU’NUN DA OYUNA TALİBİM”

Dalgın, başkanlık yarışındaki rakipleri ile görüşüp görüşmediği konusunda ise şu açıklamalarda bulundu: “Taşkın Başkan’ı 20 yıldır tanırım. Eğitim hayatımızın bir kısmını beraber geçirdik. Askerliğimizde ve staj dönemlerimizde de beraberdik. Yıllar sonra Beylikdüzü’nde yeniden karşılaştık. Adaylık sürecimden bu yana Taşkın Bey’le değil ama diğer iki adaylarımız Gülizar Kaya Bektaş ve Oğuz Raşit Borucu ile görüştüm. Önümüzdeki günlerde yeniden bir araya geleceğiz. Ancak sanırım bazı kırgınlıklardan dolayı, Taşkın Bey ile görüşme fırsatımız olmadı. Ama ben seçime el ele girelim istiyorum. Bu süreçte ben Ekrem Bey’i de aradım. Şu anda kendisini Beylikdüzü’nde ışığı yakan kişidir, başarılı bir liderdir. Kendisini Türkiye’ye kabul ettirmiş bir kişidir. Kendisinin önerilerine, bilgilerine, tecrübelerine her zaman ihtiyacımız var. Her zaman bir lider olarak görmekteyiz kendisini. Ekrem Bey’in asistanı Ceren Hanım ile iletişime geçtim. Yoğun olduklarını biliyorum. Kenisiyle bir dönem çalışma imkanı buldum umarım bu süreçte Ekrem beyle görüşebilirim. Belediye Başkanımız Mehmet Murat Çalık’la da görüştüm. Önümüzdeki günlerde kendisini ziyaret edeceğim. İlçede, Ekrem İmamoğlu ve Mehmet Murat Çalık mevcut yönetimi destekliyor havası yaratılmakta. Bu tutumu yanlış buluyorum hepimiz CHP’liyiz. Sayın İmamoğlu Türkiye siyaseti için çok önemli bir kişi. Kendisi de ön seçimden çıkmış bir isim. Örgütün gücünü çok iyi bilen bir kişi. Her şeyden önce kendisinde seçilirsem neler yapmak istediğimi anlatmak isterim. Özellikle son dönemde örgüt içinde, bazı küskünlerin bazı dışlanmışlıkların, ötekileştirildiğini düşünen bir kesim olduğun görüyorum. Ekrem Bey ile görüştüğümde bu durumları anlatacağım. Örgütteki bu isimleri nasıl geri kazanmamız gerektiği konusunda fikirlerini almak isterim. Kendi planlarımızı ve projelerimizi anlatacağız. Bir de seçimlerde Ekrem bey tarafmış gibi bir algı yaratılmakta bu bir padişahlık değil ki babadan oğla geçsin. Ben kendisinin oyuna talibim kendisiyle görüştükten sonra oyunu ve desteğini alacağımı düşünüyorum. Bu konuları Mehmet Murat Çalık’la da görüştüğüm zaman dile getireceğim derdimiz belediyeye köstek olmak belli bir düzeni bozmak değil. Bizim ana hedefimiz meclis üyeleri ile bu örgütün bağlarını daha da güçlendirmek ve kaynaşmasını sağlamak olacak.” 

“YANILIYORLAR, HER FARKLI SES MUHALİF SES DEMEK DEĞİLDİR”

Taşkın Özer ve yönetiminin, teşkilat içinden yapılan her uyarıyı muhalif bir ses olarak gördüğünü öne süren Dalgın şunları söyledi: “Ne yazık ki, mevcut yönetim kendisine karşı çıkan her sesi muhalif olarak görmekte ama her farklı ses muhalif ses demek değildir. Bir yerde farklı sesler yoksa ilerleme de olmaz. Mevcut yönetime muhalif isimler de vardır. Ancak ben hiçbir zaman, özellikle seçim süreçlerinde muhalif isimlerin partilerine karşı çalıştıklarını hiç görmedim. Benim yönetimimde muhalif var mı yok mu, diye düşünmedim. Yerelden genele, CHP’nin önümüzdeki iki seçimini de düşünmek zorundayız. Bizim yönetim kadromuzda tecrübeli isimler olduğu gibi genç ve dinamik isimler de yer alacak. Kadın üyelerimiz de olacak. Sadece 30 kişilik bir yönetimimiz olmayacak. Bir 30 kişi de gölge yönetim ekibi oluşturacağız. Sürekli bizi eleştiren, uyaran bir yönetim istiyoruz. Mahalle başkanlarımız da yönetimde olacak. Örgütün talebi doğrultusunda bir yönetim oluşturmak için çabalayacağız. Seçildiğimiz takdirde yönetim toplantılarımızı mahallerde yapacağız. Toplantılarımızı gençlikle, esnafla, mahalleliyle yapacağız ”

 “GİDECEKLER, KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK”

Delegelerin seçim aşamasında kullandığı oylardaki mükerrer sayısının çok olması durumunda 15 Aralık’taki seçimde gerginlikler yaşanacağını ifade eden Dalgın, “Ülkeyi kuran bir partiyiz, İsmet İnönü döneminde çok partili siyasi yaşama geçen bir partiyiz. Son dönemde İyi Parti’ye 15 milletvekili transferi ve Temel Karamollaoğlu seçime girebilsin diye 100 bin imza toplama olayları yaşandı. Bunları aklıma getirince, ‘bir İyi Parti milletvekili ya da Temel Karamollaoğlu kadar değerimiz yok mu?’ diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Bizim topladığımız delege oylarında mükerrer çıkması durumunda, delegelere tercihleri bir kez daha sorulacak. Ancak asıl sıkıntı şu: Mükerrer oy sayısının fazla çıkması ister istemez gerginlik yaratacak. Bu sıkıntıların yaşanmaması için çaba gösteriyoruz. Hem 400 delegeyi sen yazacaksın, hem yeniden imza toplamasının hesabını yapacaksın. Anlıyorum gidecekler ama korkunun ecele faydası yok. Yani gitmenin de bir adabı vardır.” ifadelerini kullandı.

“YERELDEKİ BAŞARIYI GENELE YAYMAK GEREK”

CHP’nin, Beylikdüzü’nde yerel seçimler bazında başarılı olduğunu, ancak bu başarının milletvekilliği seçimlerine yansımadığına dikkat çeken Dalgın, konuşmasını şu sözlerle noktaladı: “İstatistikler yanılmaz. Yeni Başkanımız Mehmet Murat Çalık’la da Beylikdüzü’nde CHP yüzde 60’ın üzerinde bir başarı elde etti. Yüzde 51’den 61’e çıktık. Bu da Ekrem Bey’in iyi işler yaptığının göstergesidir. Ancak milletvekilliği seçimlerine bakıldığında, Beylikdüzü’nde yüzde 35’lik bir oy oranımız var. Genel seçimlerde de en az yüzde 50’lik oran yakalanmadığında, ben ilçeyi asla başarılı kabul edemem. Yereldeki başarıyı, genele de yansıtmamız gerektiğini düşünüyorum.”

 

 

ALİ DALGIN KİMDİR?

Yaklaşık 10 senedir Beylikdüzü’nde ikamet eden Ali Dalgın, aslen Tuncelili. Serbest avukat olarak Bakırköy’de çalışmakta. CHP Beylikdüzü teşkilatında Hukuk Komisyonu’nda geçmiş dönemde görev aldı. Örgütlenmeden Sorumlu Başkan Yardımcılığı’nın yanı sıra, 5 ay ilçe sekreterliği yaptı. Bazı anlaşmazlıklar yaşadığı için ilçe yönetiminden istifa ettiğini ifade eden Dalgın, hiçbir zaman partisiyle olan bağlarımı koparmadı. Evli olan Dalgın’ın, 8 ve 4 yaşlarında olmak üzere bir kızı bir de oğlu var.

Kaynak: (Haber Merkezi) - Cadde Gazetesi Editör: Emrah Öztürk
Yorumlar
Haber Yazılımı