Haber Detayı
29 Temmuz 2020 - Çarşamba 10:44 Bu haber 1749 kez okundu
 
HEYBET DÖNER'İN LEZZET MOZAİĞİ BEYLİKDÜZÜ’NDE
Lezzet çıtasını sürekli yukarıya taşıyan Heybet Döner’in sahibi Caner Aksu ile geçtiğimiz günlerde Beylikdüzü’nde açtığı dördüncü mağazasında buluştuk. Aksu, hayranları her geçen gün artan Heybet şubelerinde, döner çeşitlerinin yanında Türkiye’nin dört bir yanından özel tatları misafirlerine sunduklarına dikkat çekerken, “Ülkemizin lezzet mozaiğinin ve güvenli gıdanın önemli bir örneğiyiz” ifadelerini kullandı.
GÜNCEL Haberi
HEYBET DÖNER'İN LEZZET MOZAİĞİ BEYLİKDÜZÜ’NDE

İstanbul Üçüncü Bölge'nin en önemli lezzet zincirleri arasında yer alan Heybet Döner, geçtiğimiz günlerde dördüncü şubesini Beylikdüzü’nde açtı. İşletmenin sahibi Caner Aksu ile Heybet Döner özelinde, bir dönerde olması gereken özellikler, işletme anlayışı ve tüm diğer ayrıntılar üzerine konuştuk. İlk mağazalarını açtıkları 2016 yılından bu yana, müşterilerin beğenisini kazanmak için en ince ayrıntıya dahi dikkat ettiklerine vurgu yapan Caner Aksu, Heybet Döner’in sadece güzel yemekler sunan bir işletme değil, aynı zamanda menüsü ile Türkiye lezzet mozaiğinin bir örneği olduğunu vurguladı. Aksu, “En önemli kuruluş ilkelerimizin başında, dönerin, ana vatanı olan ülkemizde, fast food ürünü değil, Anadolu’nun kıymetli lezzetlerinden biri olduğunu göstermek yer alıyor. İşletmecilik ilkemizin en temel unsuru ise Türk misafirperverliği ile lezzet ve hizmeti bir arada sunmak. 

Heybet Döner’in menüsü bu ulu coğrafyanın eşsiz mahsulleri ile oluşturuldu. Misafirlerimize, Edirne’den Afyon’a, Mardin’den Trabzon’a bir lezzet resitali sunuyoruz. Tatlılarımız Trabzon, çorbamız Mardin, etlerimiz ise Trakya bölgesinden. İkramlarımızda Ankara’nın eşsiz mahsullerini kullanıyoruz. Şöyle ki, ikram ettiğimiz çay bile Sürmene’den geliyor. Heybet Döner mağazalarında sunduğumuz her ürün yöresinden temin edilmekte ve yerli üreticiyi destekleme kaygısı taşımaktadır” ifadelerini kullandı. 

 

 

 

 

“ANADOLU’NUN ÇEŞİTLİLİĞİNİ VE YÜCELİĞİNİ SUNUYORUZ”

 

 

 

 

Caner Aksu, Heybet Döner’in kardeşi Mimar Tamer Aksu ile birlikte oluşturdukları ve Niş Mutfak Gıda İşletmeleri’ne bağlı ikinci gıda markaları olduğunu açıkladı. Kendisinin işletmenin kurumsal kimlik, konsept danışmanlığı ve mutfak koordinatörlüğünü üstlenirken, kardeşi Tamer Bey’in ise işletmenin mimari tasarım sürecini yönettiğine vurgu yapan Caner Aksu, “Tamer mimaride ‘Less is more’ yani ‘az çoktur’ ilkesini uygularken, ben de az ve öz gıdayı sunmayı hedefledim. Böylece iyi ve lezzetli gıdayı yalın ve keyifli bir işletmede sunan Heybet ortaya çıktı. İşletmemizin ‘Heybet’ ismini almasının nedeni; Anadolu’nun birçok yöresinden birleştirdiğimiz ürünlerin çeşitliliği, bolluğu ve yüceliğini sunmasından dolayıdır. Markamızın sloganı ise ‘Geçmişten Günümüze Bir Lezzet Mozaiği’dir… Biz bu mozaiğin her bir mahsulünün kıymetini biliyor ve öyle kalması için de farkındalık yaratıyoruz. Batılılaşırken Anadolumuzu, mutfağımızı ve kimliğimizi de yanımızda taşıyoruz” diye

konuştu.

 

 

“DANA ETİMİZ AFYON KUZU ETİMİZ KEŞAN’DAN”

 

 

Dönerin incelikleri hakkında da bazı detaylar veren Aksu, “Dönerden söz ediyorsak öncelikle eti konuşmamız gerek. Herkesin severek yediği bir yiyecek olan dönerin kendine göre bir hazırlık aşaması var ve pişirilme yöntemi de diğer etlere göre çok farklı. Heybet Döner’in reçetesini oluştururken çok kıymetli ustaların tecrübelerinden faydalandık. Döner gerek hazırlık gerekse de pişirilme sürecinde oldukça hassas bir üründür. Bu sebeple istanbul’da işini seven, bu işe değer katan döner ustaları tüm şubelerimizde olduğu gibi Beylikdüzü şubemizde de tezgâhımızda yer almaktadır. Kullandığımız etler dana ve kuzu karışımıdır. Dana etimiz Afyon, kuzu ise Keşan’dan temin edilmektedir. Dönerimizi diğer dönerlerden ayırt eden en önemli unsur ise kuyruk yağı ve çeşitli baharatların kullanılmamasıdır. Odun ateşinde pişen dönerimizin yuvarlak değil, köşe olmasının sebebi her bir yüzün eşit miktarda pişmesini sağlamaktır. Heybet’te yenilen dönerlik etler, önce kemikte iki gün, sonra yaprak yaprak işlenerek özel marinasyonda dört gün dinlendirildikten sonra şişlere dizilip servise hazır hale getiriliyor. Pişirilmesi de aynı titizlik ile sürdürülüyor. Meşe odununda tam kıvamında kesilen döner, tandır ustası tarafından anında pişirilen tandır lavaşı ile servis ediliyor” dedi.   

 

 

 

DÖNERİN HER TÜRLÜSÜ MEVCUT

 

 

Tüm şubelerindeki gibi Beylikdüzü Heybet Döner mağazasının da piyasadaki diğer dönercilere göre pişirme tekniği ve servis anlamda farklılıklar gösterdiğini söyleyen Aksu, şu detayları açıkladı: “Bizde döner ve iskender eti anında kesilir ve servis edilir. Şubelerimizde servis yoğunluğuna göre en az iki, en çok dört şiş döner takılır. Sabahtan taktığımız döneri akşama kadar bekletmiyoruz. Şişteki dönerin azami servis süresi 4,5 saattir. Buna özen göstererek müşterilerimizin taze, sulu, lezzetli bir döner yemesini sağlarız. Dönerimizi misafirlerimizin arzu ettiği şekilde kalın-ince, pişkin-sulu, parça-yaprak olarak servis edebiliyoruz. Çünkü herkesin yeme hızı, yeme alışkanlığı aynı değil. Misafirlerimizi tanıyor ve taleplerine göre servis ediyoruz. Burası bir döner lokantası ve aynı şişten dönerin çeşitleri olsun istedik. Tabaklı servislerde lavaş üstü, pilav üstü, iskender, beyti sarma ve mevsiminde beğendili döner mevcut. Dönerimizi kendi hazırladığımız lavaş ekmeğinde dürüm olarak ya da yine kendi üretimimiz tombik pide (Gobit ekmek) ile sunabiliyoruz. Ayrıca minik Heybet müdavimlerimiz için çocuk menüsü de mevcut.” 

 

 

HEYBET DÖNER’DE ANADOLU TURUNA ÇIKIYORSUNUZ

 

 

 

 

 

Heybet Döner şubelerine giden bir kişinin, Anadolu’nun en önemli lezzetlerini tadabileceğini söyleyen Aksu, “Lavaşımızın lezzeti Konya ilimizin sarı buğday unundan hazırlanıyor olması ve sıcak sıcak sunulmasından geliyor. Lavaş hamurumuz günlük taze katkısız olarak hazırlanıyor. Karadeniz’in meşhur tatlısı ‘Trabzon el açması fındıklı baklava’ da oldukça hafif bir tatlıdır. Doğal, oldukça hafif bir tatlıdır. Haftada üç defa Trabzon’dan temin ederiz. İsteyenler, porsiyon, kilogram ya da özel günler için tepside sipariş edebilirler. Bir de Hamsiköy usulü günlük taze sütten hazırladığımız fırın sütlacımız var. Onu kendimiz üretiyoruz. Salonda olduğu gibi pakette de güveçle servis ediyoruz” açıklamasında bulundu.

 

 

“HEYBETİN DÖNERİNİ SİZİN OLDUĞUNUZ YERE GETİRİYORUZ” 

 

 

Heybet Döner olarak paket servis ağlarının da oldukça gelişmiş olduğuna dikkat çeken Caner Aksu, “Heybet, siz nerede iseniz döneri oraya getiriyor. Özel günleriniz için, açık ya da kapalı alan fark etmeksizin özel döner ocağı ve ustası ile gelip dönerimizi sıcak sıcak yerinde servis edebiliyoruz.  Beylikdüzü lokantamızın da paket servisi mevcut… Aslında bu noktada servis sınırlarımızı dönerin en büyük unsuru olan sıcaklık belirliyor. Özel ambalaj ve thermobox ürünlerle Beylikdüzü bölgemizdeki birçok yere en kısa sürede ulaşıyoruz” dedi. Heybet Alkent Şubesi’nin, PelikanHill Çarşı Blokları’nda haftanın her günü, sabah 11:00 akşam 22:00 saatleri arasında hizmet verdiğini ifade eden Aksu, “Göl Vadisi şubemizin işletmesinde ise yine bizden, aileden biri, kurucu ortağımız Selim Oğuz Çapan var. En başından beri süreci birlikte yönettiğimiz için, aynı heyecanı taşıyor. Oğuz Bey’in Türk misafirperverlik anlayışı da işletmemiz ve markamıza değer katıyor” diye konuştu.

 

“GIDA GÜVENDİR VE BİZ GÜVENLİ GIDANIN ÖRNEĞİYİZ”

 

 

Caner Aksu, yeni açılan Beylikdüzü şubelerinin 220 kişiye aynı anda hizmet etme kapasitesine sahip olduğunu açıkladı. Aksu, "Mağazamız aynı anda 220 kişiye birden hizmet etme kapasitesine sahip. Ancak merkez Bahçeşehir şubemiz ve ana üretimler oradan yapılarak şubelerimize dağıtılıyor” dedi. Aksu, gıda güvenliğinin kendileri için çok önemli olduğunu ifade ederken açıklamalarını şu sözlerle noktaladı: “Misafirlerimizin gerek iş molalarında gerekse de eve yakın konumda nezih bir ortamda leziz bir yemek zevki yaşamasına yönelik dizayn ettik. Şubeler arası lezzet ve hizmet farklılığı olmasın diye ürünler merkezde, Bahçeşehir şubede üretiliyor. Personel de oryantasyon sürecini Bahçeşehir’de geçirdikten sonra şubeye atanıyor. İnsan kaynağı ve kalifiyesi bizim için önemlidir. Her şubede eğitici bir ustabaşı ya da salon servis müdürü mutlaka bulunur. Gıda güvendir ve biz de bu bölgede, güvenli gıdanın nadide bir örneğiyiz. İyi tarım, iyi gıda, yerli mahsul, Türk geleneği ve Anadolu mutfağına önem veren herkesi bu işletmede görmekten mutluluk duyarız.”

Kaynak: (Haber Merkezi) - Cadde Gazetesi Editör: Emrah Öztürk
Yorumlar
Haber Yazılımı