Haber Detayı
04 Aralık 2019 - Çarşamba 00:39 Bu haber 2827 kez okundu
 
İYİLEŞTİRİLMİŞ PARLEMENTER SİSTEMDE CUMHURBAŞKANI MERAL AKŞENER
İyi Parti olarak seçimlerin zamanında yapılmasını tercih ettiklerini söyleyen Beylikdüzü İlçe Başkanı Erol Karapınar, “Ancak bizim A, B ve C planlarımız da hazır. Yarın seçim olacakmış gibi çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizim öncelikli hedefimiz İyileştirilmiş bir Parlementer sisteme dönmek ve genel başkanımız Meral Akşener’i cumhurbaşkanı yapmak ve bunu başaracağız” dedi.
SİYASET Haberi
İYİLEŞTİRİLMİŞ PARLEMENTER SİSTEMDE CUMHURBAŞKANI MERAL AKŞENER

 

İyi Parti Beylikdüzü İlçe Başkanı Erol Karapınar, Genel Yayın Yönetmenimiz Emrah Öztürk’e önemli açıklamalarda bulundu. Göreve geldiği andan itibaren en önem verdikleri konunun son dönemde Türk toplumunun içine işleyen şiddet kültürünün ve dilinin önüne geçmek olduğunu ifade eden Karapınar, bunun için bireyler ve toplumsal gruplar arasındaki iletişimi geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Toplumun hiçbir kesimini ayırt etmeden, bütünleştirici bir şekilde siyaset yapmaya dikkat ettiklerine vurgu yapan Karapınar, teşkilat olarak her an seçim olacakmış gibi çaba sarf ettiklerini “Büro siyaset değil saha siyaseti” yaptığını söyledi. Karapınar, İyi Parti olarak hedeflerinin, Türkiye’nin iyileştirilmiş parlementer sisteme geri dönmesini sağlamak ve Genel Başkanları Meral Akşener’i Cumhurbaşkanı yapmak olduğunu hatırlattı. İşte Karapınar’ın birbirinden önemli açıklamaları:

 

“BEYLİKDÜZÜ İSTANBUL’UN BİRÇOK İLÇESİNDEN DAHA İYİ KONUMDA”

 

1981 yılında Erzurum, Aşkale, Haydarhacı Köyü’nde doğan Erol Karapınar, ilk, orta ve lise öğrenimini Erzurum’da tamamladı. Kendisini, köy hayatının masumluğunu yaşamış bir insan olarak ifade eden Karapınar, doğal bir ortamda büyüdüğünü ifade etti. Köy çocuğu olarak yetişmenin artılarını, hayatının her noktasında htiğini ifade eden Karapınar, Şimdiki çocuklar, maalesef bilgisayar, cep telefonu ve tabletlerle yaşıyorlar. Beton blokların arasına sıkışmış durumdalar. Bu çocuklarımızın toprakla, hayvan sevgisiyle tanışması gerekiyor. Kentlerimizi, yaşam alanlarımızı belki yeniden buna göre dizayn etmemiz gerekiyor. Tabi bu da çok maliyetli bir süreç. Ancak siyasilerimizin, bürokratlarımızın bu konuda geleceğe yönelik ciddi plan ve projeler geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi. Beylikdüzü ve çevresinin, çarpık yapılaşma açısından İstanbul’un birçok bölgesinden daha iyi bir konumda bulunduğuna dikkat çeken Karapınar, “Biz en azından denizi görebiliyor ve yeşil alanlarda toprakla temas edebiliyoruz” diye konuştu.

 

“EVDE BAKIM HİZMETİNİ GELİŞTİREN EKİBİN İÇERİSİNDEYİM”

 

Babasının esnaf olması nedeniyle, kendisinin de ticaret hayatına erken yaşlarda girdiğini ifade eden Karapınar, “İlk olarak, 5 yaşındayken babamın Erzurum’da ki bakkal dükkanında çıraklık yaparak ticareti öğrenmeye başladım. Lise yıllarında Sabah dükkanı ben açıyordum. Para kazanmanın heyecanını o yıllarda yaşadım. Siyasi düşüncelerim de aynı zamanlarda şekillenmeye başladı. Lise öğrenimimi de Erzurum’da tamamladıktan sonra, İstanbul’a geldim. Ailem ile birlikte 1995 yılından bu yana, Beylikdüzü Gürpınar çevresinde ikamet ettim. Bu süreçte bir yandan yaz aylarında nalburumuzda çalışmaya devam ederken bir taraftan Ankara Gazi Üniversitesi İşletme Bölümü’ne devam ettim. Üniversite yıllarımda Sağlık Bakanlığı’nda üç yıl boyunca, çeşitli Avrupa Birliği projelerinde gönüllü stajyer olarak çalıştım. Bu vesileyle hem kamu hayatını hem de Avrupa Birliği müktesebatını tanıma fırsatı yakaladım. Görev yaptığım süreçte bugün pek çok belediyenin faaliyetlerinden olan Evde Bakım Hizmeti’ni geliştiren ekibin içerisinde yer aldım. Güzel çalışmalar yaptık” açıklamasında bulundu.

 

“ÖNCE AMERİKA SONRA BEYLİKDÜZÜ…”

 

Kamuda üç sene geçirdikte sonra özel sektörde devam etme kararı aldığını söyleyen Karapınar, 2006’da üniversiteden mezun oldu. Yabancı dili İngilizce olan Karapınar, doktora yapmak için yurtdışına gidecekken, mülakatta elenince kamu ile ilişkisinin tamamen kesildiğini açıkladı. Ailesinin desteği ile Amerika’da yüksek lisans yaptığını belirten Karapınar,  “Orada iş hayatını daha global çerçevede gördüm. 2010’da geri döndüm. İş hayatıma Beylikdüzü’nde devam etim. İş güvenliği alanında, güvenli iskele alanında bir girişim  başlattım. Bu sektörde, araştırmalarımız sonucunda sektöründe lider  yurt dışı menşeli bir firma ile 31 yaşımda ortaklık kurdum” dedi. 

 

“MERAL AKŞENER’E, HUKUK GARABETİ YAŞATILDI”

 

2015 yılında Meral Akşener’i tanıma fırsatı yakaladığını vurgulayan Erol Karapınar, “Vatan-millet, dendiğinde her Türk gencinin içinde bir şeyler kopar. Türk gençleri apolitik değildir. Türk siyasetinde 2015 sonrası bir tıkanıklık vardı. Yabancı ortaklı bir şirketin ortağı olarak, bu durumu iş hayatında da en yakından hissedenlerden biriyim. Dünyaya entegre olmuş bir firmanın içerisinde, burada yaşanan her sıkıntı ya da her konuşma global düzeydeki ticaretinizi de etkiliyor. Bir anda kendi küçük ticari dünyanızın yanında, kendi ülkenizin sorunlarıyla da ilgilenmeye başlıyorsun. Bunu, dışarıdaki ortaklarına ve müşterilerine anlatırken de süzmek durumunda kalıyorsun. Çünkü konu, aynı zamanda memleket ve ülken adına yaptığın bir değerlendirme de oluyor. Bu süreçte, Sayın Akşener’e, hak ettiği bir kongrede hukuk garabeti yaşatıldı. Kendisinin toplum ve milletle bir araya gelmesi engellenmeye çalışıldı ve bunun sonucunda da bir siyasi mücadele başlatıldı. Bu mücadele bize de bir ilham kaynağı oldu” ifadelerini kullandı. 

 

“EKREM İMAMOĞLU’NUN SEÇİLMESİNDE KATKIDA BULUNDUK”

 

Genel seçimlerin ardından İyi Parti İl Başkanlığı’nda bir takım değişiklikler yaşandığını hatırlatan Karapınar, Saltuk Buğra Kavuncu’nun İyi Parti İstanbul İl Başkanı olduğu kadroda İl yönetiminde yer aldığını  belirtti. Yerel seçimlerin ardından, İyi Parti Beylikdüzü yapılanmasında değişiklikler yaşandığına dikkat çeken Karapınar, ilçe başkanı olmasına kadar olan süreci şöyle değerlendirdi: “İl sekreterimiz Sayın Selçuk Karasu, Beylikdüzü’ne ilçe başkanı olarak atandı. Kendisinin davetiyle ben de Beylikdüzü Teşkilat Başkanı olarak görev aldım. Bu görevi devraldığımız dönemde ise İstanbul seçiminin yenilenmesi kararı alınmıştı. Bu durumu milletin iradesine vurulmuş bir pranga olarak gördük. Bu durum bizim için de bir başlangıç oldu. Yenilenen seçim sürecinde, bölgede sahaya çıkan ilk parti biz olduk. Beylikdüzü’nün iki farklı bölgesinde seçim çadırları kurduk. Benim bir siyasi olarak sahaya ilk çıkışımdı. Şu anki yönetimin birçoğu ile o dönemde tanıştık. Bu durum beni de çok motive etti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun seçilmesinde katkıda bulunduk.”

 

“SİYASET YAPARKEN, ETİK DEĞERLERİ İLK SIRAYA KOYARIM”

 

“İyi Parti olağanüstü şartlarda kurulmuş ve kısa sürede kongreler atlatmış bir parti. Kurumsal yapısını oluşturmak için bir süreç gerekiyor. Halen bu sürecin içerisindeyiz. Beylikdüzü’nde de olağanüstü kongre kararı alındı. O zamanki başkanımız Sn. Karasu  ile yaptığımız görüşmenin ardından, aday olmayacağını  belirtmesi üzerine  ilçe başkanlığı için adaylığımı açıkladım. Siyaset yaparken, etik değerleri ilk sıraya koyan bir zihniyetten geliyorum. Yaptığım her işi gönül kırmadan yapabilmek adına herkesle istişare ettim. Olumlu geri dönüşler aldım. İki adaylı bir yarış oldu. Mesut kardeşimiz ile pozitif bir seçim ortamı geçirdik. Ben kazandım demiyorum, ‘sorumluluk bende kaldı’ diyorum. Çünkü sonuç olarak hepimiz İyi Partiliyiz.“

 

“İYİ PARTİ’NİN HER BİR NEFERİ ÇOK KIYMETLİDİR”

 

İyi Parti’nin, olağanüstü şartlarda, herkesin siyasetten kaçtığı bir ortamda Türkiye için umut olduğuna dikkat çeken Karapınar, “Daha otoriter bir siyasi dilin kullanıldığı, tek sesli bir basının olduğu, ekonomik ve siyasi olarak herkesin tedirginlik yaşadığı, otoriter eğilimli  bir siyasi yapının bulunduğu bir ortamda yeni parti kurmak kolay değil. Bu nedenle, İyi Parti’nin her bir neferinin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Gerek Kurucu İl Başkanımız Ersin Beyaz, gerek önceki ilçe başkanlarımız Abdullah Gökçe, İskender Duriç ve Selçuk Karasu ve yönetimleri çok değerli hizmetlerde bulundular. Siyaset ülkeye hizmettir. Bu bir bayrak yarışı. Dün bayrağı taşıyanlar gün geliyor bayrağı yenilerine devrediyor.  Siyaset için kısa sayılabilecek bir süreçte, çok sayıda kongre yaşadık. Bayrak yarışında, iki yılda İyi Parti’nin 4’üncü yönetimi biz olduk” ve İl baskanimiz Sn. Buğra Kavuncu ile çok verimli ve uyumlu bir siyaset  yürütüyoruz diye konuştu.  

 

“BİZ SAHADAYIZ, BÜRO SİYASETİ YAPMIYORUZ” 

 

Sahaya çıktıklarında herkesten olumlu dönüşler aldıklarına vurgu yapan Karapınar, “Toplumun hiçbir kesimini diğerlerinden ayırt etmiyoruz. Umarım ki, ilerleyen süreçte siyasi dil normalleşir, insanlar ve siyasi partiler ötekileştirilmez, ortak akıl devreye girer, rasyonel politikalar üretilir ve seçimler zamanında yapılır. Çünkü her seçim ciddi bir maliyet ve is hayatında  güven bunalımı ortaya çıkarır. Bunun için, bu siyaset dilinin ve kültürünün  normalleşmesi ve seçimlerin zamanında yapılmasını tercih ediyoruz. Bu millet her defasında yeni bedeller ödemek zorunda kalmasın. Ancak bu bizim, A, B, C planlarımızın olmadığı anlamına da gelmez. Biz yarın seçim varmış gibi çalışıyoruz. Topluma, sadece seçim döneminde umut aşılayamazsınız. Bu nedenle biz büro siyaseti yapmıyoruz. Genel Başkanımız Meral Akşener ve Teşkilatlardan Sorumlu Başkan Yardımcımız Koray Aydın’ın dediği gibi her daim halkımızın ayağına gidiyoruz. Siyasette yeni olduğum için, Beylikdüzü’ndeki siyasileri, sivil toplum kuruluşlarını, esnafları ve vatandaşları tanımak için meydanlarda gezip çeşitli ziyaretler gerçekleştiriyoruz” dedi. 

 

“VATANDAŞLARIMIZIN RUH HALİNE DOKUNMAK İSTEDİK”

 

Göreve ilk geldiğinde, yönetim toplantısında, vatandaşların ruh sağlığını iyileştirmeye yönelik projeler geliştirdiklerini ifade eden Karapınar, “İlk sıraya kadına, çocuğa, hayvana şiddeti koyduk. Şiddet kültürünün Türk toplumunda hızla yaygınlaştığı acı bir gerçek. Her bir dizide, sinemada, şiddet dilinin topluma yansıtıldığının farkına vardık. Şiddet illaki birine yumruk atıp dövmek değildir. Mesela doğaya verdiğimiz zararlar da bir şiddettir. Biz bireylerin ve toplumun bazı kesimlerinin iletişimini, şiddet dili ile kestiğimizde Türkiye’de hiçbir şeyin çözülemeyeceğini fark ettik. İşsizliği önlemek, ekonomiyi geliştirmek, fabrikalar açmak için sağlıklı bir iletişim ve sağlıklı bir konuşma dili gerekiyor. Bunun için de sağlıklı bir ruh hali lazım. Biz ilk toplantımızda vatandaşlarımızın ruh haline dokunmak istedik ve bu sorunun çözümüne yönelik projeler oluşturmaya odaklandık” dedi.  

 

“İYİ PARTİ BİNASINDA SEMİNER VE KURSLAR DÜZENLİYORUZ”

 

İyi Parti’nin Türkiye genelinde siyasetin yeni ve temiz dili olarak görüldüğünü ifade eden Karapınar şunları söyledi: “Bir yere ziyarete giderken hediyeleşmek bizim kültürümüzün en önemli özelliklerinden. Ancak biz ziyaret ettiğimiz yerlere giderken, muhataplarımız adına Tema Vakfı’na üç ağaç bağışladık. Bunların sertifikasını aldık. Aldığımız sertifikaları çerçevelettik. İlk kaymakamımız olmak üzere, bütün muhataplarımıza bu sertifikaları hediye ettik. Siyasette hediyenin, etik olarak kabul edilebilir seviyede tutulması gerektiğini gösterdik. Aynı zamanda da verilecek hediyenin toprağımıza, geleceğimize bir katkı sunmasını hedefledik. Çok olumlu geri dönüşler aldık. Biz bu hediyemizde logo da kullanmadık. Amacımız bir farkındalık yaratmaktı. İlk seminerimizi ‘Kadına Şiddet ve Ruh Sağlığı’ başlığıyla, konunun uzmanlarını davet ederek gerçekleştirdik. Aylık seminerlerimiz devam ediyor. Geçen ay deprem gerçeğini işledik ve bu konuda seminer gerçekleştirdik. Her ay bir uzmanımız geliyor ve deprem ile ilgili konuları anlatıyor. İlçe binamızda, gönüllü sanatkârlar aracılığıyla kurduğumuz sanat atölyesinin ilçe çatısı altında, vatandaşlarımıza ücretsiz kurslar vermeye başladık. Bir şehit yakınımızın öncülüğünde değerli taşlara yönelik tasarım kursu başlattık. Bunları asli görevimiz olarak görüyoruz. İlerleyen dönemlerde mahalle teşkilatlarımızı kuracağız. Sokak sokak esnaflarımızı ve taksi duraklarımızı gezeceğiz. Vatandaşa siyasi dilimizi tanıtmak ve hedeflerimizi anlatmak adına sürekli sahadayız.”  

 

“BEYLİKDÜZÜ BELEDİYESİ’NİN İYİ ÇALIŞMALARI VAR”

 

Karapınar, Beyliksüzü Belediyesi hakkındaki görüşlerini işe şu cümlelerle açıkladı: “Türkiye zor bir süreçten geçiyor. Ekonomik olarak bir kriz var. Belediyelerimizin, Türkiye genelinde ekonomik olarak zor durumdan geçtiğini biliyoruz. Ancak Beylikdüzü bu anlamda diğer belediyelerden daha şanslı. Çünkü iyi bir şehircilik anlayışı ile kurgulanmış bir bölge. Bunda tabi önceki belediye başkanlarının da büyük katkısı var. Hepsine teşekkür ediyorum. Beylikdüzü’nde daha iyi bir siyasi dil kullanılıyor. Son yıllarda hayata geçirilen Yaşam Vadisi projesi var. Tüm Türkiye’ye örnek niteliğinde. Millet İttifakı dolayısıyla mevcut belediye ile olumlu bir ilişkimiz var. Gerek Büyükşehir gerekse ilçe belediyelerinde fikir telakkisinde bulunuyoruz. Özelde, yanlış olduğunu düşündüğümüz icraatlarını kendilerine aktarıyoruz, iyi olduğunu düşündüğümüz projeleri ise dillendiriyoruz. Önümüzdeki süreçte belediyemizin ilçemiz adına güzel çalışmaları var bunlarında yakın zamanda hayata geçeceğini bizlerde bekliyoruz.” 

 

“GENEL BAŞKANIMIZI CUMHURBAŞKANI YAPACAĞIZ”

 

İYİ Parti olarak önceliklerinin seçimlerin zamanında yapılması olduğunu yineleyen Erol Karapınar, “Bu hazırlanmıyoruz anlamına gelmesin. Biz yarın seçim varmış gibi her daim sahadayız. Beylikdüzü’nde ve Türkiye genelinde seçimlere en hazır olan partiyiz. Biz Genel Başkanımız Meral Akşener’i Cumhurbaşkanı olarak görmek istiyoruz. Bunu başaracağız. Bu hedef doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye’nin kadın lider olarak Meral Akşener’in vizyonuna ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

 

“TBMM’DE GENEL BAŞKANIMIZ VE YARDIMCILARI İLE GÖRÜŞTÜK”

 

TBMM’de İyi Parti’nin Grup Toplantısı’na katıldıklarını hatırlatan Erol Karapınar, Meclis çatısı altında yaşadıklarını ise şu sözlerle özetledi: Genel Başkanımızı kalabalıkla birlikte, bire bir canlı olarak dinledik orada ikili görüşmeler yaptık. Genel başkan yardımcılarımızla çok pozitif görüşmeler yaptık. Koray Aydın, Müsavat Dervişoğlu,Salih Ensarioğlu, Lütfü Türkkan, ile görüştük. Bölge milletvekilimiz Ümit Beyaz bizleri karşıladı. Bizim için çok verim

li bir gezi oldu. Genel başkanımızın görevlendirmesi ile teşkilat başkanımız Koray Aydın’ın talimatı ile başlatılan bir üye çalışmamız var. Buna yönelik bir takım çalışmalar geliştiriyoruz. Beylikdüzü, İstanbul’un en özel yerlerinden biri. Bu değeri korumamız gerekiyor. Her türlü mesele, farklı siyasi parti temsilcileriyle de tartışılabiliyor. Beylikdüzü’ndeki bu siyasi havayı Türkiye geneline yaymamız gerekiyor diye düşünüyorum. Toplumun da ihtiyacı olan bu dil.”

 
Kaynak: (Haber Merkezi) - Cadde Gazetesi Editör: Emrah Öztürk
Yorumlar
Haber Yazılımı