Haber Detayı
14 Mart 2019 - Perşembe 11:32
 
“ŞU ANDA DSP’NİN BİR VARLIK MÜCADELESİ VAR”
Ekonomik enstrümanlarla kamu ve özel sektörle rekabet edecek halk sektörü kurma planları olduğunu belirten DSP Beylikdüzü Belediye Başkan Adayı Mustafa Gürkan Özgürkanlı, “Halkı işin içine sokacağız. Çok katılımlı halk şirketleri kuracağım. Hepsinde halk konseyinden seçilenler olacak. Bu şirketler inşaat da botanik parkı da yapacak; aktif olarak ticarete girecekler.” dedi.
SİYASET Haberi
“ŞU ANDA DSP’NİN BİR VARLIK MÜCADELESİ VAR”

DSP’nin Beylikdüzü Belediye Başkan Adayı Mustafa Gürkan Özgürkanlı, Türkiye’de hayata geçirmeyi hedefledikleri demokratik sol zihniyetinin 15 yılda, yani kendisi 60 yaşına ulaştığında toplum tarafından tümüyle özümseneceğine inandığını söyledi. Özgürkanlı ’ya göre işlevsel anlamda CHP ile AK Parti’nin birbirinden farkı yok ve ‘halk sektörü’ kurulmadan Türkiye’nin düzlüğe çıkması imkânsız.

“CHP BENİM İÇİN NEYSE AK PARTİ DE ODUR”

-CHP’nin muhalefet yapamadığını ve o yüzden sahneye çıktığınızı dile getiriyorsunuz. Önce muhalefeti değiştirme fikri ne denli sağlıklı? İktidarla mücadele ortaya konulduktan sonra gerekli ayrışma gerçekleşse daha mantıklı olmaz mıydı diyenlere cevabınız nedir?

Hiç CHP’li olmadım. CHP’ye de hiç inanmadım. Demokratik solcular müdahale etmezsek, yüzde 35’lerden 22’ye düşen oranın baraj altına ineceğini düşünüyorum. Siyasi rekabet anlamında söylüyorum bunu; ilk önce muhalefetin yenilmesi lazım tarafımızdan. Ben demokratik solcuyum. Sosyal demokrat değilim. Bildiğin düpedüz sosyalistim. Rahmetli Ecevit’in CHP’ye verdiği oylar geri gelecek. CHP iki dönemdir; biri 1923, diğeri de 1992’de başlayan. CHP’ye oy veren Atatürkçülerin tamamı 1923 kuruluşlu CHP’lidir. Bunu 1980 darbesiyle kapanan CHP’nin son genel Başkanı Bülent Ecevit söylüyor. 1992’de açılan CHP, benim CHP’m değildir. DSP, bunu anlatmak için geliyor. CHP neyse benim için AK Parti de odur.

“SARIGÜL’ÜN OLİGARKLARLA İLİŞKİSİNİN DETAYINI BİLMİYORUM”

-İktidarınızda şişman oligarkların olmayacağını söylüyorsunuz. Peki Mustafa Sarıgül ile bu oligarklar arasındaki ilişkiyi nasıl açıklayacaksınız?

Mustafa ağabey halkı tarafından çok teveccüh gören ve yanına gelen hiç kimseye hayır diyemeyen biridir. Oligarklarla ilişkisi onun zayıf noktasıdır. Kişi olarak çok severim, ama aynı ideolojide değilim. Çünkü CHP’yi tercih eden bir adamın zihniyet anlamında bir ayağının kısa olduğunu düşünürüm. Sarıgül’ün oligarklarla ilişkisinin detayını bilmiyorum.

“HALK SEKTÖRÜNÜ OLUŞTURACAĞIZ”

-Sürekli halkın yönetime daha fazla katılımından söz ediyorsunuz. Bu demokrasinin olmazsa olmaz bir kuralı. Ancak günümüz Türkiye’sinde belediyecilikte kaynak bulmak çok büyük bir problem. Öncelikle finans sorununu nasıl aşacaksınız? Projeleri halk ister ama hangi parayla yapacaksınız?

Kamu sektörü, özel sektör, bir de halk sektörü var. Ne kamu ne de özel sektör umurumda. Parti programımızda yazan halk sektörünü yapabilir miyiz düşüncesi içindeyim. Finansman bununla çok bağlantılı. Bugün bir ruhsat işini 1 milyona yaptıran oligarklar dönemimizde halk sektörüne destek için daha fazla vermek zorunda kalacaklar. Belediyenin 2019 bütçesi 670 milyon lira. Bundan kim ne kadar pay alıyor? Direkt halkla birlikte kurduğumuz ekonomik enstrümanlarla kamu ve özel sektörle rekabet edecek halk sektörü kurma planımız var. Halkı işin içine sokacağız. Herkesin zenginleşebilmesinin önünü açacağız. Çok katılımlı halk şirketleri kuracağım. Hepsinde halk konseyinden seçilenler olacak. Bu şirketler inşaat da botanik parkı da yapacak; aktif olarak ticarete girecekler.

“MAHALLE KONSEYLERİNDE BARONLAR OLMAYACAK”

-Beylikdüzü’nde neleri eksik görüyorsunuz ve nelerin değişmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?

Bir sürü konu var. Örneğin Ambarlı Limanı. Günde 3 bin TIR geliyor. Ama kapasitesi yetmiyor. Sokak araları TIR’larla dolu. 5 senedir iktidarda olan belediye yönetimi bir tane TIR parkı yapayım dememiş. Başka bir konu; sahil şeridimiz 16 kilometre. Denizle ilgili hiçbir şey yapılmamış. Gürpınar’ın yolları rezil durumda, ulaşım hayli sorunlu. Adnan Kahveci’de kira bedeli kadar aidat ödeniyor. Çingene mahallesinin görüntüsü bu ilçeye yakışmıyor. Yakuplu’daki tapulu mallar kooperatiflerdeki hatalar yüzünden belediye üstüne geçirilmeye çalışılmış. Ben bu CHP’yi Bakırköy ve Kadıköy’de yaptıkları dolayısıyla da iyi bilirim. Etrafındaki oligarklarla nasıl zengin olduklarını bilirim. Kavaklı Mahallesi’nin önü zenginlere satıldığından sakinleri denize inemiyor. Kuracağım mahalle konseylerinde baronlar olmayacak. Beylikdüzü’nün sorunları anlatmakla bitmez.

“KENT KONSEYİNDEKİLER HALK ŞİRKETLERİNİN PAYDAŞI OLACAK”

-Ev kadınlarının da istihdama katılması için projelerden söz ediyorsunuz. Ülkede üretim çarkları durmak üzere. Genel ekonomide bir durgunluk söz konusu. Üretim yok ki artı istihdam sağlansın. Sizin üretimi artırmaya dönük projeleriniz ya da fikirleriniz var mı?

Halkın ekonominin içinde direkt olacağı halk sektörünü çok önemsiyorum. Belediyenin finansmanıyla kamu ve özel sektörle rekabet edebilecek şirketler kurmaktan söz ediyorum. Her işletmenin kurulurken para ve zaman harcaması gerekiyor. Buradaki riski belediye olarak bir alacağız. Kent konseyindeki insanlar bu şirketlerin paydaşları olacaklar.

“HİÇ KİMSEYE SATAMAZSAK, BİRBİRİMİZE SATARIZ”

-Devlet eliyle açılan şirketler bir süre sonra zarar ediyorlar. Buna nasıl önlem alacaksınız?

Kapitalist bir mantıkla açıldıkları için bu sonra karşılaşıyorlar. Biz diyoruz ki, hiç kimseye satamazsak birbirimize satarız. Halkın ortak olduğu çok ortaklı limitet ve anonim şirketlerle başaracağız. Öyle ki bu şirketler 10-15 bin ortaklı olacak. Parayla beni tutamazlar. Çünkü para umurumda değil. Çok lüks evlerde de orta karar evlerde de oturdum. Hiçbir ev Zeytinburnu’ndaki çocukluğumun gecekondusunun yerini tutmadı. Beni alabilecek bir güç yok. Başarırız ya da başaramayız ama bundan yani devrimci mücadeleden dönüş yok.

“MAHALLE MAHALLE ÖRGÜTLENMEK GEREKİYOR”

-Toplumun geneli, bunları daha önce de dinledik deyip, hayata geçmesini zor görüyor. Bunu düşünceyi nasıl kırabileceksiniz?

Bunu ancak örgütlü yapıyla kırabiliriz. Onun için İstanbul Örgüt Kurulu Başkanlığı benim için çok önemli. Örgütlü olmadan söylenenlerin hiçbir geçerliliği yok. Mahalle mahalle, ev ev örgütlenmek gerekiyor. Örneğin dört kişilik bir ailede hedefim evin kızı. Devrim kadınla başlar çünkü. Orada ağabeyi, erkek kardeşi, baba ve annesine diyecek ki, o öyle değil. Ailede biri o öyle değil dediği an devrimci mücadele başarıya ulaşmış oluyor. Hz. Muhammed de o öyle değil dedi. 15 yıllık plan kurdum kendime. 60 yaşıma geldiğinde bu işin Türkiye’de olabileceği inancındayım.

“İMAMOĞLU’NUN ARKASINDA HALKI BIRAK PARTİSİ BİLE YOK”

-İmamoğlu’nun birtakım güçler tarafından kaybetmek üzere seçildiğini söylüyorsunuz. Bunu niçin yapsınlar? İmamoğlu bunu neden kabul etsin? Bu konuyu biraz daha açar mısınız?

CHP’n iç işleyişini ve dengelerini bilmiyorum. Ama genel siyasi dengelere baktığımda, İmamoğlu özelinde bazı şeyle görüyorum. CHP her yerde hata yaptı da İstanbul’da mı doğru yaptı? Silivri’de hata yaptı. Şişli’de hatanın en büyüğünü yaptı. Adalar ve Avcılar’da öyle. Mansur Yavaş’ta, Ekmeleddin’de hata, İmamoğlu’nda doğru. Bir mantık hasası yok mu? Sormak lazım; belediye başkanı olmak için genel merkezin oradaki kafeteryada ne kadar para teklif ediyorlarmış? İmamoğlu ne kadar vermiş olabilir? Mevcut belediye başkanları arasında Mustafa ağabeyden sonra en zengin kim? İmamoğlu. En önemlisi de hiçbir akıllı adam İstanbul’da şartlar oluşmadan Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısına çıkmaz. İmamoğlu’nun arkasında halkı bırak partisi bile yok.

“HASTALARIN PARASI SGK’DAN GELİYOR”

-Belediyelerin okul ve hastanesi neden olmasın diyorsunuz. Peki bunların hekim ve diğer personel ihtiyacını nasıl karşılayacaksınız? İlaç ve tıbbı malzeme gibi girdileri nereden temin edeceksiniz? Üniversite hastaneleri batmak üzereyken buraları nasıl işleteceksiniz?

Mantar gibi çoğalan özel hastaneler nasıl yapıyor da üniversite hastaneleri neden yapamıyor? Hasta sigortalıysa, hastaneler SGK’dan her işlem için para alıyor. Bu sistemde Türkiye’nin en yüksek ücretli doktorlarını çalıştırabilirim yeter ki hırsızlık olmasın. Ruhsat için gelen oligarkları da zayıflatacağız öte yandan. Şu MR cihazını alın diyeceğiz örneğin. Alacakları yeri de biz bulacağız. İnan bunu seve seve yaparlar. İki tane süper vaadim var: Belediye okul ve hastane yapacak.

-En önemli konulardan biri de şu. Merkezi iktidar ve İBB sizin partinizden değilse ilçe belediyesinin yapabileceği işler sınırlı. Siz bu handikabı nasıl aşacaksınız?

Biz bize aşacağız. Kendi şirketlerimizle var olacağız. Üçüncü bir kişiye ihtiyacımız yok. Halkın içindeki asli güç ve zenginlerimiz bize yeter. Hırsızlık yaptırmayacağız. Zengin oligarkların hepsi hırsızdır.

-Proje ve hedefler güzel ama ciddi kitlelerle hareket edilmesi gerekiyor…

A politik insanları politikaya çekebilmemiz lazım. Bunun için de örgütlenmemiz lazım. O sokakta olmak, o eve girmek şart. O bilinçte anlatmak gerek. Şu an DSP’nin bir varlık mücadelesi var. Bu seçimlere girerek varlığımızı önce kendimize, sonra da vatandaşlara ispat ettiğimiz kanaatindeyim. Yolumuz çok uzun.

-Peki HDP çizgisini nasıl yorumluyorsunuz?

Doğru başlamış, yanlış devam eden ve kötü bitecek bir macera olarak görüyorum. Halkların demokratik kongresin yapanlardan biriyim. Bindelik partiler hepimiz oradaydık.

 

 

Kaynak: (Haber Merkezi) - Cadde Gazetesi Editör: Emrah Öztürk
Yorumlar
Haber Yazılımı