Haber Detayı
21 Aralık 2018 - Cuma 16:07
 
“YELKENLERİ AYARLAYIN, UÇAĞI HAVADA TUTUN”
İSİFED ile BEYSİAD’ın düzenlediği toplantıda Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ, Işık Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Teker ve akademisyen Kozan Demircan katılımcılara “İş Dünyasında Yeni Dönem Stratejiler”, “Finans Yönetimi” ve “Teknoloji ve Dijital Dönüşüm” konularında birbirinden ilginç bilgiler aktardı.
EKONOMİ Haberi
“YELKENLERİ AYARLAYIN, UÇAĞI HAVADA TUTUN”

İstanbul Sanayici ve İş İnsanları Dernekler Federasyonu (İSİFED) ile Beylikdüzü Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BEYSİAD) tarafından Kaya Otel’de organize edilen iş toplantılarının ikincisinde, “İş Dünyasında Yeni Dönem Stratejiler”, “Finans Yönetimi” ve “Teknoloji ve Dijital Dönüşüm” konu başlıkları üzerine konuşmalar yapıldı.

Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ, Işık Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Teker ve akademisyen Kozan Demircan katılımcılarla birbirinden değerli bilgiler paylaştı.

Hakan Güldağ, “Ticaret Savaşları, Dünyada ve Türkiye’de Ekonominin Yeni Dönem Perspektifi”  başlıklı konuşmasında, bir zamanlar dünyanın gideceği yer denilen ‘serbest ekonomi modeline dayanan küreselleşme’ sisteminde ciddi değişiklikler meydana geldiğinin altını çizdi. Dünyadaki İnovasyonun yüzde 50’sinin, silah üretiminin yüzde 25’inin ve ekonominin yüzde 20’inin gerçekleştiği ABD yönetiminin küreselleşmeye artık güvenlik sorunu olarak baktığını belirten Güldağ, “ABD’de geçen yıl yayımlanan milli güvenlik strateji belgesinde açıkça dünyayı ABD ve diğerleri diye ikiye bölüyorlar. İkinci bölümü de ABD ile hareket etmesi gerekenler ve gerekmeyenler diye yeniden ikiye ayırıyorlar. İnovasyonu sana veririm ama benimle hareket edersen diyorlar.” dedi.

GÜLDAĞ: “MELEZ SOĞUK SAVAŞLAR DÖNEMİNDEYİZ”

 G-20, Dünya Ticaret Örgütü ve Birleşmiş Milletler’in (BM) etkisizleştiğini ifade eden Güldağ, şunları anlattı: “Hegemon güç yeni yükselmekte olan güçlerden korkuyor ve yepyeni ittifaklar arayışına giriyor. Bu bir savaşla sonuçlanabilir. Son 500 yılda 16 kaotik durumun 12’si savaşla sonuçlanmış. Dünya üzerinde dünyayı aynı şekilde okumayan ve ciddi rekabet eden güçler ortaya çıktı. Ticaret savaşları da artık ekonomik olmanın ötesinde;  bilişim teknolojileri, yapay zekâ bilgisayar teknolojileri ile birlikte rakibin gelişmesini engelleme ve yükselişini durdurma üzerine ilerleyen jeopolitik jeostratejik boyut kazanmaya başladı. Önümüzdeki süreçte siber saldırıları, ülkelerin birbirlerine ekonomik ve siyasi olarak müdahalelilerini göreceğiz. ABD Çin’e 150 milyar dolar, Çin ise ABD’ye 500 milyar dolarlık ürün satıyor. Trump da buna bozuluyor. Melez soğuk savaşlar dönemindeyiz. ”

“RİSKLER VE FIRSATLAR İÇ İÇE GÖRÜNÜYOR”

Bütün bu gelişme ve değişmelerin farkında olmak gerektiğine işaret eden Güldağ, iş idamlarına şu tavsiyelerde bulundu: “İyimserliğin ya da kötümserliğin özellikle bu çağda bize bir faydası yok. Her ikisi de bizi geleceğin riskleriyle ilgili gerçeklikten kopartıyor. Doğrusu; ne olup bittiğini en iyi şekilde kavramak ve çözüm aşamasında pozitif olmaktır. En iyisi pozitif gerçekçiliktir. Gerçeklere göre ayarlanma dönemindeyiz.  Riskler ve fırsatlar iç içe gibi görünüyor. Türbülanslı dönemlerde panik yapmak yerine aklımızda tutmamız gereken şudur: Uçağı havada tutmak. Pilotlara da ilk öğretilen budur.  Bu süreci Türkiye’nin atlatacağından eminim. Yeter ki ne olup bittiğini kavrayalım.  Kavramamız önümüzdeki rekabette şans tanıyacaktır.  Yelkenleri ayarlayın, uçağı da havada tutun.”

PROF. DR. TEKER: “2008 BENZERİ SENORYALAR VAR”

Prof. Dr. Dilek Teker de  “İşletmelerde Finansal Riskler, Finans Yönetimi ve Fintech” konularıyla ilgili verileri ve tespitleri ortaya koyduğu konuşmasında şunları dile getirdi: “2019’a ilişkin çok çeşitli senaryolar var. 2018’de kademeli olarak küçülmeye gittik.  Mevsimsel etkilerden arındırdığımızda negatif bir büyümemiz var. 2018 verileri, 2019 için olumlu mesajlar vermiyor. Olumlu bakmaktan yanayım ancak 2018 yılı diğer küresel ekonomilere göre çok daha negatif ayrıştığımız bir yıl oldu. Yerel paranın nereye doğru evrildiğini bilmek, kişinin ekonomiye olan güveni için en önemli faktör. 2018’de TL’nin bu anlamda sınıfta kaldığını takip ettik. 2019’da ABD’nin resesyona gireceği beklentileri vardı. Aslında 2007’de 2008 krizinin geleceği biliniyordu. Benzer senaryoları önümüzdeki 3 yıl için daha yapmışlar. 2019 için düşük bir olasılık olsa da 2020 ve 2021 için ihtimal yükseliyor. ”

Toplantıda Kozan Demircan da katılımcıları “Dijital Liderlik ve Yıkıcı Trendler” hakkında bilgilendirdi.

Kaynak: (Haber Merkezi) - Cadde Gazetesi Editör: Emrah Öztürk
Yorumlar
Haber Yazılımı